BİLGE AÇIKÖĞRETİM KURSLARI 0 224 220 48 49
1.ÜNİTE
İŞLETME VE MUHASEBE
İşletme;çevreden, başkalarından bilgi, para, iş gücü, makine, araç-gereç, hammadde malzeme gibi unsurları alarak bunlarla mal ve hizmet üreten bir iktisadi birimdir.
İşletme; ortaklar, kredi verenler, devlet, işçi-işveren sendikaları, müşteriler, satıcılar, rakipler ve toplumun oluşturduğu bir ortamda faaliyetlerini sürdürür.
İşletmenin genel olarak işlevleri;
- Üretim
- Pazarlama
- Finansman
- İnsan Kaynakları
İşletme bazı varlıklara sahip ise, mutlaka bu varlıkların sağladığı kaynaklar var demektir.
Varlıklar, işletmenin sahip olduğu; para, bina, taşıt aracı, mal, malzeme, başkalarından tahsil edilecek alacaklar gibi iktisadi değerlerdir.
Sermaye, işletme sahiplerinin varlıklar üzerindeki haklarının parasal olarak ifadesidir.
Borçlar, işletmeye borç veren üçüncü kişilerin varlıklar üzerindeki haklarının parasal olarak ifadesidir.
İşletme sahipleri tarafından işletmeye konulan varlıklarda, işletmenin faaliyetleri nedeniyle artış olursa, artışından dolayı ortaya çıkan fark KAR, azalış olursa, azalıştan dolayı ortaya çıkan fark ZARAR dır.
İşletmenin yaşamını sürdürmesi için yeterli bir gelir elde ederek KARLILIK, faaliyetlerinden dolayı ortaya çıkacak ödemeleri yapabilme gücünü sağlayacak LİKİDİTE ye sahip olması gerekir.
İşletme faaliyetlerinin planlanması yürütülmesi ve karlılık ile likidite hedeflerine ulaşılması için MUHASEBE BİLGİLERİ ne gereksinim vardır.
Muhasebe bilgi sağlayan bir sistemdir.
Mali işlemlere ait bilgilerin kaydedilmesi, sınıflandırılması, hesaplama işlemlerine konu edilmesi ve özetlenmesi yalnız başına yeterli değildir. Bilgilerin analiz edilmesi ve yorumlanması gerekir.
Muhasebe Genel Muhasebe ve Maliyet Muhasebesi olarak iki ana bölüme ayrılır.
Muhasebe Bilgi Kullanıcıları:
- YÖNETİCİLER
- İŞLETME SAHİPLERİ
- İŞLETME ÇALIŞANLARI
- BORÇ VERENLER
- DEVLET
- TOPLUM
Muhasebe mesleğinin en üst kuruluşu olan TÜRMOB un (Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği) internetteki www.turmob.org.tr sitesini inceleyiniz.
MUHASEBE MESLEĞİ MENSUPLARI
· SERBEST MUHASEBECİ
· SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİR
· YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİR
· İşletme; çevreden, başkalarından bilgi, para, işgücü, makine, araç-gereç, hammadde, malzeme gibi unsurları alarak bunları değişim süreci adını verdiğimiz bir takım faaliyetler sonunda mal ve/veya hizmetlere dönüştüren bir sistemdir. İşletmeler, faaliyet konuları ve yaptıkları işler itibariyle; üretim işletmeleri, ticaret işletmeleri, tarım işletmeleri, madencilik işletmeleri, inşaat işletmeleri, eğitim ve sağlık işletmeleri, hizmet işletmeleri şeklinde ayrıma tabi tutulabilir. İşletmeler mülkiyet bakımından; özel işletmeler, kamu işletmeleri ve karma işletmeler şeklinde sınıflandırılır. İşletmelerin mal ve hizmet üretmek için yaptıkları işlevler genel olarak; üretim, pazarlama, finansman ve insan kaynakları işlevleridir. Bu işlevlerin en iyi şekilde yerine getirilmesi ancak işletme yönetimi ile olanaklıdır. Yönetim; işletmenin kuruluş amacına ulaşmak için neyin, kiminle, nerede, ne zaman ve nasıl yapılacağını gösteren planların yapılması, hazırlanan planların hayata geçirilmesini sağlayacak yürütme faaliyetlerinin yapılması ve yapılan çalışmaların ve elde edilen sonuçlarının planlara uygun olup olmadığının görülerek önleyici, düzeltici, iyileştirici kontrollerin yapılmasıdır.
· Varlıklar bir işletmenin var olabilmesi için para, araç-gereç, malzeme, bina, taşıt aracı, mal gibi iktisadi değerlerdir. Kaynaklar ise, işletme sahiplerinin işletmeye koydukları sermaye ve/veya üçüncü kişilerden sağlanan borçlardır. İşletme sahiplerinin varlıklar üzerindeki haklarının parasal ifadesine sermaye; işletmeye borç veren üçüncü kişilerin varlıklar üzerindeki haklarının parasal ifadesine de borçlar adı verilir.
· İşletme faaliyetlerinin yürütülmesi ve karlılık ile likidite hedeflerine ulaşılması için yapılacak araştırmalar, alınacak kararlar, uygulamaya konulan ve yapılan çalışmalar ile işletmenin mali durumunun izlenmesi için yöneticilere, işletme sahiplerine, borç verenlere, devlete, çalışanlara ve topluma gerekli olan bilgileri sağlamaktır.
· Muhasebe; işletmenin varlıkları, sermayesi ve borçları üzerinde değişme yaratan ve para ile ifade edilen mali işlemlere ait bilgileri kaydetmek, sınıflandırmak, özetlemek, analiz etmek ve yorumlamak suretiyle ilgili kişi ve kurumlara raporlar şeklinde sunulan bilgi sistemidir. Buna göre muhasebe, mali işlemlere ait bilgileri kaydediyor, bu bilgileri belirli ve anlamlı bir şekilde sınıflandırıyor ve çok sayıdaki bilgileri raporlar şeklinde özetliyor, ortaya çıkan raporları, analiz ederek yoruma tabi tutuyor ve sonuçları ilgililere veriyor.
· Muhasebe; yöneticilere, işletme sahiplerine, işletmede çalışanlara, borç ve kredi verenlere, devlete ve topluma bilgi sağlamaktır.
· Yöneticiler, neyi, ne zaman, nasıl, niçin ve kiminle yapacaklarını bilmeleri, diğer bir ifadeyle işletmenin faaliyetlerini planlamak, yürütmek ve kontrol etmek için; Ortaklar (işletme sahipleri), yöneticinin başarısını belirlemek, işletmenin ulaştığı mali güç ve karlılık durumunu bilmek, bunun yanında işletmede ortak olarak kalıp kalmamak gibi değişik durumları değerlendirmek için; Borç Verenler, borç verip vermeme, verilecek borcu geri alıp, almama konularında durum değerlendirmesi yapmak için; İşletmede Çalışanlar (sendikalar), ücret görüşmeleri, iş güvenliği konularında değerlendirmeler yapmak için; Devlet, işletmelerden alacağı vergiyi ve ekonomi politikalarını belirlemek için; Toplum, özellikle sivil toplum örgütleri kanalıyla işletmelerin piyasa politikaları, istihdam durumları, üretim kararları ve buna bağlı olarak fertlerin geleceği ve refahına, ülkenin ekonomik gidişine ilişkin ekonomik değerlendirmeler yapabilmek için muhasebe bilgilerine gereksinim duyarlar.
· Ülkemizde muhasebe mesleği Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik adını taşıyan 3568 sayılı yasayla düzenlemektedir. Söz konusu yasaya göre, muhasebe mesleği; Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavir olarak üç gruba ayrılmaktadır. Ülkemizde yasada belirtilen koşulları yerine getiren ve belirtilen ünvanları almış bulunan kişiler ancak muhasebe mesleğini yapabilmektedirler.
2.ÜNİTE
Mali Tablolar
- Bilanço mutlaka bir tarih taşımalıdır.
- Bilançonun mutlaka hangi işletmeye ait olduğu gösterilmelidir.
- Muhasebede bir aktif unsur olarak ifadelendirilmek istendiğinde para sözcüğü yerine KASA terimi kullanılır.
- Öz sermaye terimi işletme sahibinin kuruluş sermayesi ile birlikte işletmede alıkonan karları ve değer yükselmelerinin sebep olduğu artışları, varsa zararları da (-) olarak kapsar.
- Bu kitapta gelir terimi hasılat gibi brüt anlamda kullanılmıştır.
- Giderler, daha kapsamlı olarak hasılat temin etme amacıyla oluşan aktif tükenmeleri olarak tanımlanır.
- Gelir ile gider arasındaki olumlu farka kar, olumsuz farka zarar denir.
- Gelir tablosu işletmenin belirli bir dönemde elde ettiği tüm gelirler ile bu gelirlerin elde edilmesi için katlandığı giderleri ve bunların sonucunda oluşan kar veya zararı gösteren bir mali tablodur.
- Kurucularından, ortaklarından ve diğer ilgili taraflardan ayrı bir kişiliğe sahip olan işletmenin faaliyetlerini gerçekleştirebilmesi için para, mal, bina gibi birtakım varlıkları edinmesi gerekir. İşletmenin sahip olduğu varlıklar ile bu varlıkların elde edildiği yerleri gösteren sermaye ve borçlar şeklindeki kaynakların birlikte oluşturduğu yapı işletmenin mali durumunu ortaya koyar.
- İşletme faaliyetleriyle işletme sahiplerinin varlıklar üzerindeki haklarında artış veya azalış şeklinde meydana gelen değişiklikler faaliyet sonucu olarak ortaya çıkar.
- İşletmenin mali durumunda meydana gelen değişiklikler ve faaliyet sonuçları belli zaman aralıkları itibariyle bir bütün olarak ele alınır ve mali tablolar şeklinde özetlenerek ilgililere sunulur.
- Mali tablolar, belirli bir süre içinde oluşan mali nitelikteki olayların işletmenin varlık ve kaynak unsurlarında yarattığı değişmelerin bir özetidir. Temel mali tablolar iki tür olup, bilanço ve gelir tablosu olarak adlandırılır.
- İşletme yönetimince işlevlerin planlanabilmesi, gerçekleşenin ölçülebilmesi ve planlanan ile gerçekleşenin karşılaştırılarak kontrol edilmesi, kontrol sonuçlarına göre yeni kararların alınabilmesi gibi nedenlerle süreklilik gösteren işletme faaliyetlerinin belli zaman aralıkları; dönemler itibariyle değerlendirilmesi gerekir. Muhasebe öğretiminde temel alınan dönem genellikle bir takvim yılıdır.
- Bilanço, işletmenin belirli bir tarihteki mali yapısını gösteren mali tablodur. Bilanço, düzenlendiği tarih itibariyle işletmenin sahip olduğu varlıklarını ve bunların kaynaklarını (öz kaynak + yabancı kaynak) gruplandırmış ve özet olarak türleri ve tutarlarıyla gösterir.
- Bilanço eşitliği, işletmenin sahip olduğu varlıkları toplam tutarları ile bu varlıklar üzerinde hak sahibi olan işletme sahiplerinin hakları ve borç verenlerin hakları toplamının birbirine eşit olmasıdır. İşletmenin ayrı bir kişiliğe sahip olması temeline dayanan bu eşitlik;
Varlıklar=Sermaye+Borçlar veya Aktif=Pasif şeklinde ifade edilir.
- Bilanço unsurlarında yani varlıklar, borçlar ve sermayede artış veya azalış şeklinde değişikliğe neden olan olaylara mali nitelikli olaylar denir. Bu etkiler; varlıkların kendi içinde eşit tutarlı artış veya azalışı, kaynakların kendi aralarında eşit tutarlı ve azalışı yada varlıklarda ve kaynaklarda toplam olarak aynı tutarda artış veya azalış şeklinde ortaya çıkabilir. Ancak, bu işlemler sonucunda bilanço eşitliği asla bozulmaz. Bu nedenle herhangi bir dönemde dönem başı öz sermayesi ile dönem sonu öz sermayesi karşılaştırılarak kar veya zararı belirlemek mümkün olur.
- İşletme yönetimini değerlemede, yalnızca kar veya zarar bilgisi ve bunun büyüklüğü yeterli bir ölçü olmamaktadır. Dönem içinde işletme sahiplerinin haklarında artışa neden olan; gelir (gelir) ile azalışa neden olan; gider işlemlerine ait bilgilerin elde edilmesinde yarar vardır.
- Gelir tablosu, işletmenin belirli bir dönemde elde ettiği tüm gelirler ile bu gelirlerin elde edilmesi için katlandığı giderleri ve bunların sonucunda oluşan kar veya zararı gösteren bir mali tablodur
3.ÜNİTE
Hesaplar
· Hesap, mali nitelikli işlemlerin varlıklar ile kaynaklarda meydana getirdikleri değişmeleri, ayrı ayrı izlemekte kullanılır.
· Hesabın T şeklindeki gösterilişi sadece öğretim sırasındaki çalışmalarda kullanılır.
· Varlıkların unsurlarında meydana gelen değişmeleri izlemeye yarayan hesaplara VARLIK HESAPLARI veya AKTİF HESAPLAR adı verilir.
· Borçlar ve Sermaye unsurlarında meydana gelen değişmeleri izlemeye yarayan hesaplara KAYNAK HESAPLARI veya PASİF HESAPLAR adı verilir.
· Varlıklarda meydana gelen artış ilgili varlık hesabının borç tarafına, azalış ilgili hesabın alacak tarafına kaydedilir.
· Hesabın alacak toplamı borç toplamından büyükse, hesap borç kalanı verir.
· Hesabın alacak toplamı borç toplamından büyükse, hesap alacak kalanı verir.
· Hesapta yer alan (B) harfi hesabın borç tarafını (A) harfi hesabın alacak tarafını ifade etmektedir.
· İşlemlerin daha kolay anlaşılmasını sağlamak amacıyla, her işlem için hesapları simgeleyen T ler her işlemden sonra yeniden gösterilmektedir. Aslında hesap bir kez açılır ve bütün işlemler sırasıyla o hesaba yazılır.
· Borç kalanı veren hesaplar bilançonun aktifini alacak kalanı veren hesaplar bilançonun pasifini oluşturur.
· Gelir tablosunu oluşturabilmek için gelir ve giderlere ait bilgileri verecek şekilde farklı hesaplar kullanmak gerekir.
· Gelir ve gider hesaplarına sonuç hesapları denilir.
· Gelir hesapları her zaman alacak kalanı verir.
· Gider hesapları her zaman borç kalanı verir.
· T hesabı üzerinde yer alan (B) harfi hesabın borç tarafını, (A) harfi hesabın alacak tarafını simgelemektedir.
· Her bir mali işlem nedeniyle varlıklarda, borçlarda, sermayede ve faaliyet sonucunu oluşturan gelir ve gider unsurlarında meydana gelen değişiklikleri, doğrudan mali tablolar üzerinde izlemek mümkün değildir. Bu nedenle söz konusu değişiklikleri izlemek üzere hesaplardan yararlanılır. Hesap, mali nitelikli olayların her bir bilanço unsurunda ve faaliyet sonuçlarını oluşturan her bir unsurda yarattığı, artış veya azalış şeklindeki değişmelerin izlenmesine yarayan çizelgedir.
· Hesapların sınıflandırılması ve işleyişi temel bilanço eşitliğine dayanır. Buna göre varlık hesaplardaki artışlar için ilgili varlık hesapları borçlandırır, azalışlar için alacaklandırılır. Kaynaklardaki artışlar için ilgili kaynak hesapları alacaklandırılır, azalışlar için borçlandırılır. Böylece varlık ve kaynak unsurlarında meydana gelen değişiklikleri izlemek üzere hesaplara yapılan kayıtlarla, bilanço eşitliği sürekli olarak korunmuş olur.
· Bütün hesapların sol yanına borç, bütün hesapların sağ yanına alacak adı verilir. Herhangi bir hesaba ilk kez kayıt yapılması hesap açmak, hesabın borç yanına kayıt hesabı borçlandırmak, hesabın alacak yanına kayıt hesabı alacaklandırmak olarak adlandırılır. Hesabın borç tarafındaki tutar toplamı alacak tarafındaki tutar toplamından daha fazla olduğunda hesap borç kalanı, tersi olduğunda hesap alacak kalanı verir. İki tarafın tutarları toplamı eşit ise hesap kalan vermez, yani kapalıdır.
· Hesaplar bilanço unsurlarını temsil eden araçlardır ve hesapların işleyişi de bilanço eşitliğine dayanır. Böylece hesap kalanlarından bilanço kolaylıkla elde edilebilir. Borç kalanı veren hesapların kalanlarından bilançonun varlıklar tarafı, alacak kalanı veren hesapların kalanlarından da bilançonun kaynaklar tarafı elde edilir.
· Bilançonun kaynak unsurları öz ve yabancı kaynaklar olarak iki gruba ayrılır. Öz kaynaklarda, işletme sahibinin varlıklar üzerindeki haklarında (sermaye) artışa sebep olan işlemlere gelir, azalışa neden olan işlemlere gider denir. Gelir (hasılat) ve giderlerin karşılaştırılması ile dönemin faaliyet sonucu olan kar veya zarara ulaşılır. Karın oluşumuna katkı sağlayan ve zarara neden olan giderlerin ayrıntılı şekilde izlenmesi ve faaliyetler itibariyle işletmenin başarı durumunun belirlenmesi gerekir. Bu nedenle gelirler gerçekleştiklerinde konularına göre ayrılarak gelir hesaplarında kaydedilir.
· Sermaye hesabının işleyişine paralel olarak, gelirler gerçekleştikçe gelir hesapları alacaklandırılır, giderler gerçekleştikçe gider hesapları borçlandırılır.
· Belli bir dönem içinde oluşan gelir hesapları ile gider hesapları, dönemin net faaliyet sonucunu belirlemek üzere Kar ve Zarar hesabına devredilerek kapatılır. Bu nedenle gelir ve gider hesaplarına sonuç hesapları da denir.
· Hesap kavramını daha iyi açıklayabilmek ve hesabın işlevini ortaya koyabilmek için hesapların türlerine ayrılarak incelenmesinde yarar vardır. Hesaplar, mali tabloların elde edilmesi bakımından iki ana gruba ayrılır;
- Bilanço Hesapları:
- Varlık hesapları
- Kaynak hesapları
. Borç hesapları
. Öz sermaye hesapları
- Gelir tablosu hesapları:
- Gelir hesapları
- Gider hesapları
Hesaplar, muhasebeleştirilmesinde temel olup olmama durumuna göre üç ana grupta incelenir;
- Asli hesaplar
- Düzenleyici hesaplar
- Geçici hesaplar
- Hesaplar, bir unsuru toplu veya ayrıntılı göstermeleri açısından da iki gruba ayrılır;
- Ana hesaplar
- Yardımcı hesaplar
- Mali nitelikte olmayan bazı işlemlere ait bilgilerin muhasebe ortamında izlenebilmesi için Nazım Hesaplar kullanılır.
- Muhasebeden beklenilen bilgilerin istenilen şekilde ve içerikte olabilmesi için mali olaylara ait verilerin etkin ve düzenli biçimde toplanması ve kaydedilmesi gerekir. Bilgilerin muhasebe kayıtlarına geçirilme şeklinde, işletmenin faaliyet konusuna, büyüklüğüne ve yönetimin muhasebeden yararlanma durumuna göre çok sayıda hesap kullanılır. Bu hesapların, aynı olayların sürekli olarak aynı hesaplara kaydını sağlayacak, belli bir düzen içinde olması gerekir.
- Bir işletmede kullanılacak hesapların, muhasebenin temel kavramları ve ilkeleri doğrultusunda sistemli bir şekilde ve gruplandırılmış olarak yer aldığı listeye hesap planı denir.
- Ülkemizde, 01.01.1994ten itibaren Tekdüzen Hesap Planı tüm işletmeler için zorunlu olarak uygulanmaktadır. Tekdüzen Hesap Planında hesap sınıfları şöyle oluşturulmuştur;
- Dönen Varlıklar
- Duran Varlıklar
- Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar
- Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar
- Öz Kaynaklar
- Gelir Tablosu Hesapları
- Maliyet Hesapları
- Serbest
- Nazım Hesaplar
4.ÜNİTE
Muhasebede Kayıt Belgeleri ve Defterler
- Belgeler mali nitelikli bir işlemin; tarihini, taraflarını, konusunu, miktarını ve tutarını belirleyen temel kayıt araçlarıdır.
- Muhasebede yapılan kaydın bir belgeye dayanması gerekir. Bu amaçla ülkemizde belli başlı kullanılan belgeler;
- Fatura, sevk irsaliyesi
- Perakende satış fişi
- Bonolar
- Çekler
- Gider Pusulaları
- Müstahsil makbuzları
- Taşıma Belgeleri
- Bordrolar
gibi belgelerdir.
- Belgelere dayalı olarak yapılacak kayıtlar önce yevmiye defterine kaydedilir, sonra büyük deftere aktarılır.
- Yevmiye defteri işlemleri alış sıralarına göre bir bütün olarak gösterir.
- Yevmiye defteri kayıtları ile büyük defter arasında ilgi kurabilmek için, diğer bir değişle büyük defterdeki kaydın gerektiğinde kaynağına başvurabilmek için her iki defterde de bağlantı sütunları gereklidir.
- Ülkemizde muhasebe paket programlarıyla ilgili çok sayıda belli başlı web sayfaları:
· Muhasebe defterine kayıt Türkçe yapılır.
· Defterlere yapılan kayıtları okunamaz hale getirmek yasaktır.
· Muhasebe fişleri
Tahsil Fişi
Tediye Fişi
Mahsup Fişleri
- Kayıtlar doğru yapılmışsa 11 ile 12 ve 13 ile 14. sütunlar eşit olacaktır.
- Ocak-Kasım ayları için düzenlemen mizanlara geçici mizanlar, Aralık ayı sonunda düzenlenen mizana genel geçici mizan denir.
- Muhasebenin tanımında olduğu gibi, mali olaylara ait veriler toplanır, kaydedilir, sınıflandırır ve özetlenir. Böylece mali tablolarda özetlenmiş muhasebe kayıtlarına ulaşmak söz konusu olur. Ancak muhasebe bilgilerinin doğruluk ve güvenilirliğinin sağlanabilmesi için, bütün mali işlemlerin geçerli belgelere dayandırılması ve bu şekilde kaynağa dayandırılabilir bilgilere dönüştürülmesi önem taşır. Bu nedenle mali işlemlere ait veriler; taraflar, tarih, konu, miktar ve tutar olarak belirlendiği belgeler aracılığıyla muhasebe kayıt ortamına dahil edilir. Daha sonra işlemin etkilerini topluca görme olanağı sağlayan yevmiye defterine ve oradan da işlemlerin konularına göre sınıflandırılarak kaydedildiği büyük deftere aktarılır. Bu arada kayıtlara yardımcı olan ve bazı bilgileri daha ayrıntılı izleme olanağı sağlayan,; muhasebe fişleri, mizanlar, yardımcı defterler gibi araçlardan da yararlanılır.
- Mali işlemlerin bilançoya etkilerini bir arada gösteren, büyük deftere yapılacak kayıtların hatalı yapılmasını önleyecek veya kayıt hatalarını en aza indirecek bir araca gereksinim vardır; o da yevmiye defteridir. Yevmiye defterine kayıtlar, işlemin gerçekleşme sırasına göre; madde numarası, tarih, borçlu hesap veya hesaplar, alacaklı hesap veya hesaplar, hesap tutarları ve madde açıklamasından oluşan bir bütünlük içinde yapılır. Çift taraflı kayıt tekniğinin bir sonucu olarak, borçlandırılan hesap tutarları ile alacaklandırılan hesap tutarları birbirine eşit olur.
- Yevmiye defterinden işlem sırasıyla topluca kaydedilen işlemler, buradan konularına göre sınıflandırılmak üzere büyük defterdeki hesaplara aktarılır. Böylece aynı işlemler iki farklı şekilde ve birbiriyle ilişkili olarak kaydedilmiş olur. Bu, hem olası kayıt hatalarını birikmeden önleme olanağı sağlar hem de hesaplardan mali tabloların elde edilmesini kolaylaştırır. Büyük defterde karşılıklı iki sayfadan sol taraftaki sayfaya hesabın borçlandırılması ile ilgili bilgiler, sağ taraftaki sayfaya da alacaklandırılması ile ilgili bilgiler yazılır.
- Ülkemizde ticari ve mali yasalarla yevmiye,büyük defter ve envanter defteri birinci sınıf işletmeler için tutulması zorunlu defterler kapsamındadır. Nispeten küçük, ikinci sınıf işletmelere ise işletme hesabı defteri tutma kolaylığı tanınmaktadır.
- Kayıtların bilgisayar ortamında tutulması ise, açıklanan muhasebe kavram, ilke ve süreçlerinde değişiklik yapmamakta, buna karşılık çok önemli işlem kolaylığı; zaman ve maliyet tasarrufu ile güvenilirlik sağlamaktadır.
- Tutulması zorunlu defterlerin, kullanılmaya başlamadan önce noter tarafından tasdiki zorunludur. Tasdike tabi defterlerle tasdik koşulları T.T.K ve V.U.Kun ilgili maddelerinde ayrıntılı şekilde açıklanmıştır.
- Muhasebe kayıtlarının Türkçe olarak ve muhasebe kurallarına uygun şekilde işlenmesi esas olup, kayıt kuralları ayrıca T.T.K ve V.U.Kun ilgili maddelerinde de açıklanmıştır.
- Mali işlemlerin muhasebe defterlerine aktarılmasından önce kayıtlarda, sınıflandırmada ve kayıtların kontrolünde kolaylık sağlayan yardımcı araçlardan; muhasebe fişlerinden yararlanılabilir. Muhasebe fişleri; kasaya para çıkışlarının gösterildiği Kasa Tediye Fişi ve kasa ile ilgisi olmayan işlemler için kullanılan Mahsup Fişi şeklinde ayrılır.
- Yevmiye defterlerinden büyük deftere yapılan kayıt aktarmalarının doğruluğu, dönem içinde zaman zaman hazırlanan geçici mizanlar ile dönem sonunda genel geçici mizanla sağlanır. Dönem sonu envanter kayıtlarından sonra hazırlanan Kesin Mizanda hesapların kesin durumun; hesap adı, tutarı ve kalanı itibariyle topluca görme olanağı vardır. Böylece Mali Tabloları daha doğru ve kolayca düzenleme olanağı da elde edilir.
- Büyük defterde yer alan ana hesaplarla ilgili ayrıntılı bilgilerin, ana hesaba bağlı açılan yardımcı hesaplarda izlendiğini biliyoruz. Bir ana hesaba ait yardımcı hesapların toplandığı deftere ise yardımcı defter denir. Yardımcı defterin şekli ve içeriği, işletme tarafından serbestçe belirlenir.
5.ÜNİTE
Muhasebe Süreci
- Bir dönemin sonu, aynı zamanda izleyen dönemin başlangıcıdır. Çünkü, bir muhasebe dönemi 31 Aralık gece saat 24te bittiğinde izleyen muhasebe dönemi 1 Ocak saat 00.01 başlayacaktır.
- İşletmeler şahıs işletmeleri olabilecekleri gibi anonim, limited şirketler şeklinde de olabilmektedir.
- Envanter Defteri Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanununa göre işletmenin işe başlama tarihinde ve her hesap döneminin sonunda çıkarılan envanter bilgileri ile bilançoların kaydedildiği defterdir.
- Dönem başı bilançosu; açılış bilançosu, işe başlama bilançosu
- Yevmiye defterinde madde, işlemin tarihini, etkilediği hesapları, tutarları ve işleme ait açıklayıcı bilgileri kapsayan bir kayıt birimidir.
- Hesapların önünde yer alan numaralar ülkemizde uygulanan Tekdüzen Hesap Planında yer alan hesaplara ait kod numaralarıdır. Tekdüzen Hesap Planını Ünite 3 ek-1 de görebilirsiniz. Bu üniteden itibaren hesaplar Tekdüzen Hesap Planındaki kod numaraları ile birlikte kullanılacaktır.
- T şeklinde verilen hesapların sol tarafı borç, sağ tarafı alacak tarafıdır.
- Büyük defterdeki hesaplar için ayrılacak sayfa sayısı o hesabı ilgilendirilecek işlem sayısı dikkate alınarak belirlenir. Örnekte kasa işlemleri için ilk 15 sayfa, banka işlemleri için 16-24 sayfalar ayrılmıştır.
- 11.maddeden itibaren dönem sonu işlemleri yapılmıştır.
- Satılan ticari malların maliyeti işletmenin bir dönem boyunca aldığı ticari malların toplamından dönem sonu mal mevcudu çıkarılarak bulunmuştur. Çünkü, dönem boyunca satın alınan mal ile dönem sonunda elde kalan mal arasındaki fark o dönem satılan malın maliyetini verir.
- Kasa, Bankalar, Sermaye, Demirbaşlar, Ticari Mallar ve Satıcılar hesaplarının koyu yazılan ve yevmiye defterindeki 16. maddeden geldiği gösterilen rakamlar hesapların kapanış kayıtlarına ilişkindir.
- Yurtiçi Satışlar, Faiz Gelirleri Genel Yönetim Giderleri, Satılan Ticari Mallar Maliyeti hesaplarının faaliyet sonuçları olduğunu ve dönem sonucunu bulmak için 690 Dönem Karı/Zararı Hesabına devredildiklerini unutmayınız.
- İşletmelerin faaliyetlerinin sürekli esas olmakla birlikte, bu faaliyetlerin belli zaman dilimleri itibariyle hesaplar üzerinde kesilmesi ve böylece faaliyet sonuçlarının karşılaştırılmasıyla işleme yönetiminin başarısının değerlendirilmesi, mali durumun ve mali durumdaki değişmenin izlenmesi ve değerlendirilmesi söz konusudur. Bu süreç, birinci ünitedeki açıklamalardan da hatırlayacağınız gibi, işletmenin işe başlarken ve her dönem başındaki mali durumunun belirlenmesi ile başlar. Dönem başı bilgileriyle birlikte dönem içinde gerçekleşen bütün mali olay ve işlemler yanında dönem sonunda yapılan sayım, değerleme ve düzeltme işlemlerini de kapsayacak şekilde işlemlerin belgelendirilerek kayıt ortamına aktarılması, konularına göre sınıflandırılması ve mali tablolar şeklinde özetlendikten sonra, dönem içinde kullanılan hesapların kapatılmasıyla son bulur.
- İşletmelerin hukuki yapısı ve faaliyet konusu ne olursa olsun kuruluş tarihi itibariyle ilk yapacakları iş mali durumlarını belirlemektir. Mali durumun tür, miktar ve tutar olarak belirlenmesine envanter çıkarmak denir.
- İşine devam etmekte olan işletmelerde yeni dönemin başında ilk yapılacak iş, yine dönem başındaki mali durumun belirlenmesidir. Ancak yeni kurulan işletmelerden farklı olarak bu bilgi, önceki dönemin kapanış bilançosundan alınır, ayrıca envanter çıkarmaya gerek yoktur. Diğer işlemler ayrı sırayla devam ettirilir.
6.ÜNİTE
Muhasebenin Temel Kavramları ve Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlkeleri
- Sosyal sorumluluk kavramı, muhasebe uygulamalarının yürütülmesinde ve mali tabloların düzenlenmesi ve sunulmasında, belli kişi veya grupların değil, tüm toplumun çıkarlarının gözetilmesi ve dolayısıyla gerçeğe uygun, tarafsız ve dürüst davranılmasıdır.
- İşletmenin sahiplerinden ayrı kendine ait bir kişiliği vardır.
- İşletmenin yaşamı sonsuz kabul edilir.
- Dönemsellik kavramı, gelir ve karların aynı döneme ait maliyet, gider ve zararlarla karşılaştırılması gereğini ifade eder.
- Para ve alacaklar dışındaki bütün varlıklar ve gider kalemleri elde edilme maliyetleri ile muhasebeleştirilir.
- İhtiyatlılık kavramı, muhasebe olaylarında temkinli davranılması ve işletmenin karşılaşabileceği risklerin göz önüne alınması gereğini ifade eder.
- Tam açıklama kavramı, mali tabloların bu tablolardan yararlanacak kişi ve kuruluşların doğru karar vermelerine yardımcı olacak ölçüde yeterli, açık ve anlaşılır olmasını ifade eder.
- Tutarlılık kavramı, benzer olay ve işlemlerde, kayıt düzenleri ile değerleme ölçülerinin değişmezliğini ve mali tablolarda biçim ve içerik yönünden tek düzeni öngörür.
- Verilerin güvenilir olması kavramı, muhasebe kayıtlarının gerçek durumu yansıtan ve usulüne uygun olarak düzenlenmiş objektif belgelere dayandırılmasını ifade eder.
- Önemlilik kavramına göre bir hesap kalemi veya mali bir olayın nisbi ağırlık ve değerinin, mali tablolara dayanılarak yapılacak değerlemeleri veya alınacak kararları etkileyebilecek düzendeyse o olay önemlidir.
- İşlemlerin muhasebeye yansıtılmasında ve onlara ilişkin değerlendirmelerin yapılmasında biçimlerinden çok özleri esastır.
- Gelir tablosu ilkeleri satışların, gelirlerin, satışlar maliyetinin, giderlerin kar ve zararlara ait hesapların ve işletme faaliyeti sonuçlarının sınıflandırılmış ve gerçeğe uygun olarak gösterilmesini sağlar.
- Bilanço ilkeleri belli bir tarihte işletmenin mali durumunun açıklıkla ve ilgililer için gerçeğe uygun olarak yansıtılmasını sağlar.
- Varlıklara ilişkin ilkeler, varlıkların doğru bir şekilde kaydedilmesini ve işletmenin mali yapısının açıkça ortaya konulmasını sağlar.
- Yabancı kaynaklara ilişkin ilkeler, işletmenin mali yapısını gerçeğe uygun ve açıkça göstermek için tüm yabancı kaynakların kaydedilmesi ve izlenmesini sağlar.
- Öz kaynaklara ilişkin ilkeler, öz kaynaklarda dönemden döneme meydana gelen değişikliklerin kümülatif olarak gösterilmesini sağlar.
- Muhasebe bilgilerinin elde edilmesi ve açıklanması ile ilgili uygulamalarda, bu bilgilerle ilgilenen tarafların yararlarını dengeli şekilde göz önünde tutan, deneyim ve mantıktan doğan, yararlılıkları genellikle kabul edilen belli kurallara uyulur. Bu kurallar genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri adıyla bilinir. Bu ilkelerin teorik dayanağı muhasebenin temel kavramlarıdır. Kavramlar, muhasebe problemlerinin çözümü için uygulanacak yeni ilkelerin geliştirilmesinde temel olacak görüşleri yansıtır.
- Muhasebe ilkelerinin dayanağını oluşturan ve muhasebe uygulamalarına yön veren, evrensel nitelikteki muhasebenin temel kavramları, aşağıda belirtildiği gibi 12 başlıkta toplanmıştır; Sosyal sorumluluk, Kişilik, İşletmenin sürekliliği, Dönemsellik, parayla ölçme, tarihi maliyet esası, ihtiyatlılık, tam açıklama, tutarlılık, verilerin güvenilir olması, önemlilik ve özün önceliği kavramı.
- Muhasebe uygulamalarını oluşturan muhasebe usulleri, işlemleri ve yöntemleri genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine dayanır. Bu ilkeler de temel kavramlara dayanmakta olup, hepsi birlikte bir bütünü oluşturur.
- Genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri, temel mali tabloların elde edilmesine yönelik olarak iki ana gruba ayrılır. Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğinde de yer aldığı şekilde;
Gelir tablosu ilkeleri
Bilanço ilkeleri
- Gelir tablosu ilkelerinin genel amacı, işletmenin belli dönemlere ait faaliyet sonuçlarının sınıflandırılmış ve gerçeğe uygun olarak gösterilmesini sağlamaktadır.
- Bilanço ilkelerinin genel amacı ise, işletmeye sağlanan kaynaklar ile bunlarla elde edilen varlıkların anlamlı bir şekilde tesbit edilmesi, belli bir tarihte işletmenin mali durumunun açıklıkla ve ilgililer için gerçeğe uygun olarak yansıtılmasıdır.
7.ÜNİTE
Stoklar
- Stoklar: İlk madde ve malzeme, yarı mamuller ve ticari mallardan oluşur.
- Katma değer vergisi; Mal veya hizmetin alım satımında bedelin yanında ayrıca ödenen veya ödenecek olan tutardır.
- Katma değer vergisiyle ilgili hesaplar;
İndirilecek KDV
Hesaplanan KDV
Ödenecek vergi ve fonlar
Devreden KDV Hs.
- Mal hareketlerini muhasebeleştirmedeki yöntemler:
Aralıklı Envanter Yöntemi
Devamlı Envanter Yöntemi
- Aralıklı Envanter Yönetiminde işletmelerdeki mal ve mevcudun ve satılan malların maliyetinin saptanması için sayım ve değerleme yapılması gereklidir.
- Satın Alınan Malın Maliyeti:Fatura bedeli ile alış giderlerinin toplamından oluşur.
- Alış Giderleri; Bir mala satılır duruma getirilinceye kadar yapılan harcamalardır.
- Stok Değerlendirme Yöntemleri
Gerçek Maliyet Yöntemi
İlk Giren İlk Çıkar Yöntemi
Son Giren İlk Çıkar Yöntemi
Ortalama Maliyet Yöntemi
- İşletmelerde önemli bir varlık unsuru olan stoklar, işletmenin satmak, üretimde kullanmak veya tüketmek amacıyla edindiği, ilk madde ve malzeme, yarı mamul, ticari mal, yan ürün, artık ve hurda gibi bir yıldan az bir sürede kullanılacak olan veya bir yıl içinde nakde çevrilebileceği düşünülen varlıklardan oluşur. Bu kapsama giren varlıkların en önemlileri tekdüzen hesap planına göre şu hesaplarda izlenir:
150 ilk madde ve malzeme
151 yarı mamuller-üretim
152 mamuller
153 ticari mallar
- Katma değer vergisi harcamaları vergilendiren bir vergi türüdür. Çok özet olarak ifade etmek gerekirse, mal ve hizmet alımında bedelin belirli bir yüzdesi kadar ayrıca KDV ödenir. İşletmeler mal ve hizmet alımlarında ödedikleri KDVyi 191 indirecek KDV hesabına kaydederler; satışlarda aldıkları KDV yi 391 Hesaplanan KDV Hesabına kaydederler.
- Aralıklı envanter yöntemi; işletmedeki mal mevcudunun ancak, belirli aralıklarla yapılacak sayım ve değerleme ile bilineceği, ondan sonrada yapılacak bazı hesaplamalarla bulunacağı esasına dayalı bir yöntemdir. Bu dönemde dönem başı mal mevcudu, alışlar, alış giderleri, alış iskontoları ve alış iadeleri 153 ticari mallar hesabında satışlar ise 600 yurtiçi satışlar ve varsa 601 yurtdışı satışlar hesabında satış giderleri, satış iadeleri ve satış iskontoları kendi adlarını taşıyan hesaplarda izlenir. Dönem sonunda da sayım yapılarak, dönem sonu mal mevcudu, dönem başı mal mevcudu ile dönem alışlarından oluşan mal toplamından düşülerek satılan malların maliyeti bulunur ve bulunan bu maliyet tutarı Ticari Mallar Hesabından çıkarılarak Satılan Ticari Mallar Maliyeti Hesabına devredilir.
- Devamlı envanter yöntemi, dönem içinde her an mevcut malların miktarını ve maliyetini, bunun yanında satışların tutarını ve maliyetini gösterecek şekilde ve Ticari Mallar Hesabı, Satılan Ticari Mallar Maliyeti Hesabı ve Yurtiçi ve Yurtdışı Satışlar Hesabı esasına dayalı bir yöntemdir. Mevcut malın miktarının ve maliyetinin bilinmesi dönem sonu sayımına bağlı değildir. Bu yöntemde dönem başı mal mevcudu, alışlar, alış giderleri, alış iskontoları ve alış iadeleri Ticari Mallar Hesabına; satışlar Yurtiçi ve Yurtdışı Satışlar Hesabına, satılan malların maliyeti de Ticari Mallar Hesabından düşülerek Satılan Mallar Maliyeti Hesabına kaydedilerek kaydedilir. Satış Giderleri, satış iskontoları ve satıştan iadeler, aralıklı envanter yönteminde olduğu gibi kendi adlarını taşıyan ayrı hesaplarda izlenir. Bir bilanço hesabı olan Ticari Mallar Hesabı dışındaki diğer hesaplar gelir tablosu hesabı niteliğinde olup, dönem sonunda 690Dönem Karı veya Zararı Hesabına devredilirler.
- Mal alım-satım işlemlerinin belgelere dayandırılması gerekir. Bu konu ile ilgili belgeler Vergi Usul Kanununda; fatura, perakende satış vesikaları, gider pusulası ve müstahsil makbuzu şeklinde sıralanmıştır. Mal alım-satımında en temel belge faturadır. V.U.Knun 230, 231, 232. maddelerinde; faturanın şekli, düzeni ve kullanılma zorunluluğu açıklanmaktadır.